Bir Gün Her Şey Yavaşladığında
- Tuğba Emer
- 16 Oca
- 1 dakikada okunur

Bir gün geliyor Koşmak istemiyorsun Yetişmek, açıklamak, güçlü görünmek bile ağır geliyor. Her şey yavaşlıyor zaman değil belki ama sen. Ve ilk kez fark ediyorsun Yavaşlamak bir kayıp değilmiş.
O gün kalbin biraz daha fazla konuşuyor. Susturduğun duygular, sonra bakarım dediklerin birer birer çıkıyor ortaya. İnsan kaçtıkça büyüyen şeylerle, durunca yüzleşiyor. Ve işin tuhafı, yüzleşince insan biraz ferahlıyor.
Bir gün her şey yavaşladığında şunu anlıyorsun Hayat senin hızına göre değil, hikmetine göre akıyor. Olmayan şeyler seni cezalandırmak için değil, korumak için olmamış. Gecikenler seni üzmek için değil, hazırlamak için gecikmiş.
İşte o gün, Allah’ın Bekle demesinin de bir merhamet olduğunu fark ediyorsun. Çünkü her henüz değil, bir zamanı var demekmiş.
İnsan bazen dua ediyor ama cevabın sessizlik olduğunu görünce kırılıyor. Oysa sessizlik de bir cevap. Belki de Rabbimiz, Şu an senin için en güvenlisi bu diyordur. Biz aceleciyiz. Kalbimiz hemen olsun istiyor. Ama kader, kalbin değil, hikmetin takvimiyle yazılıyor.
Bir gün her şey yavaşladığında, kendine de daha yumuşak davranıyorsun. Hatalarını döve döve değil, anlayarak taşıyorsun. Ben de insanım demeyi öğreniyorsun. Ve bu cümle sandığından çok daha şifalı.
O gün fark ediyorsun ki güçlü olmak hiç yorulmamak değilmiş. Güçlü olmak, yorulduğunu kabul edip yine de Allah’tan kopmamakmış. Secdede dökülen gözyaşı, dimdik durmaktan daha ağırbaşlı bir güçmüş.
Belki şu an sen de o yavaşlayan günlerdesin. Her şey üst üste gelmiş, cevaplar gecikmiş, kalbin yorulmuş olabilir. Ama bil ki Allah, yavaşladığın yerde seni bırakmıyor. Aksine tam orada tutuyor.
Çünkü bazı şeyler ancak durunca fark ediliyor.Ve bazı kalpler, ancak yavaşladığında Rabbine gerçekten yaklaşabiliyor.
Belki de bu yüzden Bir gün her şey yavaşladığında, insan ilk kez tamam diyor.Ve o tamam içten gelen en derin teslimiyet oluyor. 🤍



Yorumlar