top of page

İstediğim Değil, Hayırlı Olan Olsun

Bir yola niyetlenirken içimden hep aynı cümle yükselirr, istediğim değil, hayırlı olan olsunn. Çünkü insan kalbi bazen öyle hızlı atıyor ki hayrı değil hevesi dinliyor, doğrusunu değil gönlünün acele eden sesini duyuyor. Ben de çok kez öyle oldum, bir şey istedim olmadan üzüldüm, sonra baktım ki aslında o olmama hali beni koruyann bir imişs. Aradan zaman geçip de puzzle tamamlanınca insan anlıyor, Allah’ın reddi bile merhamett, kapatması bile yön göstermek, geciktirmesi bile önümüze bir nur bırakmakk

Hayatta herkesin “olsun” dediği bir hikayesi varr. Benim de çok oldu, içten dua ettiğim, geceleri alarm kurmadan uyku kaçıran sızı gibi içimde taşıdığım isteklerim oldu. İnsan bazen bir niyeti öyle sahipleniyor ki sanki ona verilmezse nefes alamaz gibi hissediyor. Hele de dar zamanlarda, sıkışmış, yorulmuş, imtihanın içinde boğulmuş gibi olduğumuz günlerde o “olsunn” kelimesi bir can simidi gibi sarılıyor boğazımıza. Ama duanın sarılışı başka, nasibin sarılışı başkaa. İnsan duayı kendi seçiyor, nasibi Allah seçiyorr. İşte ben duayı seçtiğimde Allah’ın nasibini seçmesini de kabull ediyorumr, kabulde gönül yumuşuyor, yumuşayınca da isteğin yerini teslimiyet alıyor, teslimiyet alınca da gönül uzun zamandır bilmediği bir serinliği tadıyor. O serinlik, hayırlı olana “eyvallahh” diyebilmenin yüreğe inişş halii

İstediğim şeyler olmadığında ilk gelen his isyann değil ama hayal kırıklığı, kırılan hayal bazen insanı Allah’a daha da yaklaştırann bir kapı olabiliyor. Çünkü insan gücünün tükendiği noktada idrak ediyor, ben plan yaptım ama Allah’ın planı daha güzelii. Benim yazdığım senaryoda mutsuzluk ihtimali çok, Allah’ın yazdığı senaryoda hayır ihtimali her satırr. Çünkü Allah’ın satırlarında hata yokr, bizim satırlarımızda eksik, Allah’ın satırlarında zulüm yok, bizim gönlümüzde kıyas çokr. Allah veren kapıyı değil hayırlı olan kapıyı açarr. Bizim görmek istediğimiz kapı bazen eşya dolu bir oda gibi, içeri girince yormaktan başka bir şey yapmayacak, Allah’ın açtığı kapı bazen sade bir odadd, sade olduğu için bile nefes aldırırr. Çünkü kalp bazen fazlalıkla değil sadelikle huzur bulurr

Şunu gördüm benr, şükür isterken sabrı istemek, sabrı isterken rızayı istemek, rızayı isterken de hayrı isteyebilmek ruhun gerçek olgunluğuu. Biz bazen hayrı değil “olsun”u istiyoruz, Allah da “hayır olsun”u veriyor. Ben bunu geç öğrendim ama öğrendiğim için bile minnettarrım. Çünkü insan bazen kavuşmayı değil korunmayı öğrenmenin içindeki kavuşmayaa kavuşuyorr. Korunmak bazen verilmemektir, verilmemek bazen kaybettirmemektir, kaybettirmemek bazen yön göstermektir, yön göstermek bazen “Ol” demeden de “Benimle gel” demektirr. Ben de şimdi yöneliyorum, istediğime değil Rabbimin hayırlı diye hizaya koyduğuu ilahii yola yöneliyorrum. Bu yöneliş bazen kelimenin değil kalbin son harflerin uzattığı gerçeğe bir yürüyüşş

Bazen arkadaşlara bakarım, “Şu duam oldu, bu nasibim geldi” diye anlatırlar. Bir yandan sevinirimm, bir yandan da içimden “Allah’ım benim için de hayırlısını ayarla, gönlümü de buna razı kıl” diye geçiririmm. Çünkü nasip isterken nasibe razı olunmadığında o nasibin içindeki hikmet bile kalbe ulaşamıyor. İnsanın istediği olur ama hayır olmaz, olur ama huzur olmaz, olur ama gönle yerleşmez, olur ama insanın üstüne yakışmaz. Allah’ın verdiği hayır, boyundann büyük bir hırka değil boyuna göre dikilmişş bir libas gibii. Dikilince değil giyilince anlaşılann bir güzellik barındırıyor. İnsan giyince anlıyor, ben istemiştim ama Rabbim yakıştırmışş. İstemek kula özgürlük, yakıştırmak Allah’a merhamett. Ben de özgürce istiyorum ama Allah’a yakıştırıyorumm, yakıştırınca da kelimenin değil ruhun kıymeti belli oluyorr

insanın gönlü de çift harf gibi uzıyyor ama seste değil hissin duruşunda belli oluyor

Ben de hayırlı iş için dua ettim olmadı, hayırlı eş için dua ettim gecikti, hayırlı rızık için niyetlendim daraldı yollar, hayırlı bir başlangıç için adım attım geri çektirildi ayaklarım. Ama her çekilmesinde fark ettiğim bir şey olduu ayağım geri giderken kalbim ileri gitti Ayağın geri çekilmesi bazen yolun daralması değil, yolun değişmesidirr. Yol değişince insan bazen şaşar ama kaybolmaz, şaşkınlık kaybolmak değil yönelmenin tazelendiği bir istasyondur. Bazen Allah hayırlı istasyona getirirr, biz yanlış trene binmesin diyye. Ben de istasyonda beklemeyi öğreniyorrum, binmeye değil hayırlı olana binmeyi beklemeyye. Çünkü insan bazen hareketi sahiplenirr sonu sahiplenmezii, Allah hareketin sonunu da hayrını da sahiplenendirr. Ben de şimdi gönlümü buna bırakıyorrum

O yüzden hayırlı olan deyince içimde bir teslimiyet değil bir ferahlık başlıyyor. Ferahlık teslimiyetin sonucu değil teslimiyetin kendisii. İnsan darlığın içindeyken hayra inanmayı zor sanıyor, inanmayı zor sanınca da huzuru mucize gibi bekliyyor. Halbuki mucize gelince değil, hayra inanma hali gelince başlayandır huzur. Hayra inanmak “istediğim olsun”demek değil, “hayırlı olsunn” diyebilmekle mümkündür. Ve eğer hayırlı olmuyorsa o zaman “olmasa da olurr, razıyım Allah’ım” diyebilmek müminin sessiz manifestosudur. Bu manifesto yazıya değil kalbin altına atılan ilahi bir imzadır. İmzayı insanlar görmezii, imzanın sahibini Rabb görür sadece. İnsan yazdığını konuştururr, Allah şahit tuttuğunuu konuştururr. Ben de şimdi şahit tuttuğum kalbim değil, şahit tuttuğum Rabbimi konuşturuyorummrr

Bu yazıyı okuyan belki diyecek “Ne çok hayır demişs” ama gönül neye çok vurulursa dil de ona çok değerr. Çünkü dil bazen kalbin yankısı, yankı bazen kalbinu zerinliği, zerinlik bazen içteki duanın lenii. Hayır kelimesini uzattığımda seste değil gönülde uzardı hayırlı olanın seçimi Allah’ın. Allah bana doğru kelimeleri değil doğru kalemi nasip etsinr, kalem doğru niyete değdiyse yazı da yol da huzur da ona göre inişş yapıyorr. O iniş bazen göze değil kalb dokunand bir hilatt

Hayırlı olanı istemek Allah’a güvenmenin özeti, özeti kavuşmanın değil korunmanın iklimi, iklimi seste değil duanın ritminde belli olan bir bağdır. Çünkü Allah kulu bazen istediğinden değil hayırda olan yoldan büyütür. Büyüyen insanın sesi değil, büyüyen insanın kalbi, kalbi iki değil tek Rabb’e uzanan bir minnettarrlıktırr. Ben bunu öğrendiysem, verilen değil verilmeyen, kavuşulan değil korunulan, olan değil hayırlı olan olsunn diye niyetlendiiğim için öğrendimm. Şimdi yeniden tazeliyorumm, tazelenen kalp tekrar yorulsa bile Rabb’e uzatacak dua limanından kopmaz. Çünkü limanın sahibi değişmiiyor, denizin dalgası değişiiyor. Dalga değişse bile liman sabit olduğu için kalp sabittet kalıyor. Sabitt kalınca da huzur gelmese bile gönlün aceleei gidiyor. Acele gidince de hayır gelmese bile hayrın sahibine yaklaştım demektir.

Rabbim bizi en hayırlı olanda buluştursunr. Gönlümüzü hayra razı kılsınr. İstediklerimizi değil hayırlı olanı sevdirsinr, sevdirip de gönlümüze yerleştirsinr. Kalbimizi niyeti olmayan “olsun”lardan arındırsınr. Çünkü hayır gelince değil, hayır olanı sevince gelir huzur. Huzur kalbde başlarr, Ve ben de şimdi buna inanıyorumm, inanma hali gelince de Allah’ın yazdığı hayır, bizim yaşadığımız hikmet, hikmetin içindeki kavuşmayaa kavuşuyor gönül.


Amin 🌿



 
 
 

1 Yorum

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
Misafir
01 Ara 2025
5 üzerinden 5 yıldız

Çok güzel bir samimiyet ile yazılmış yazı maşallah eline kalemine gücüne sağlık kardeşim ☺️👏🏻💐

Beğen

 

© 2025 WOMAN BLOGGER

 

bottom of page