top of page

Kalp Kırılır, Şahit Değişir

Hayatta bazı anlar vardır konuşmadan susarsın ama susuşun bir hüküm taşırr. Bir insanı, bir mekanı, bir hatırayı, bir umudu kalbine şahit tutuğun zamanlarda kırılış sadece acı değil bir dönüm noktasıdır. Çünkü kalp kırıldığında insan değişmez bazen ama şahit değişirr

Ben bunu yaşarken fark ettim, kalbimde biriktirdiğim her kırgınlık aslında şahitlerimin eksikliğini gösteriyordu bana. Biz bazen kalbimizi insanlara emanet eder gibi sessizce şahit tutuyoruz. İnsanlar şahitliğin ağırlığını taşıyamaz. Çünkü insan değişir, sözünü unutur, halini yorar, sükûtunu yanlış anlarr, yemin ettiğini yarıda bırakır, kırmayı planlamasa bile kırabilirr. İşte o yüzden kalp kırıldığında şahit değişmeli, değişmeyyen tek şahide, sahibine, Rabbine döndürülmeli

Bazı kapılar kapanınca insan sadece kaybettiğini sanır. Halbuki Allah bazen bir şahit alır kalbine yer açmak için. Çünkü bir şahit kalbde yer kaplıyyorsa gerçek sahibine alan daralır. Alan daralınca huzur değil hüzün taşınırr, taşınan hüzün zamanla insana değil yukarıya yazdırılmalı. Ben yazmadım, o yazının sahibi Allah demek değil, ben yazıyorum ama şahitliği Allah’a veriyorumm demektirr. Çünkü kalemimin mürekkebi benim olabilirr ama kalbimin şahidi benim olamaz, olamazsa da en doğru kayıt yukarıya düşmelii

Benim kalbim sert görünse bile çabuk incinir, incinen gönlüm değil kırılan şahidim. Biz kırıldığımızda hatayı hep uzağa koyuyoruz. Oysa kırılmanın suçu bazen yanlış şahit seçmekten geliyor. İnsan bir duayı, bir hayali, bir bekleyişi kalbine yazarken içine bir kişiyi şahit tutuyorsa o kişi kırıldığında da yazı aynı kalır ama şahitliği hükümsüz kalırr. Şahit hükümsüz olunca yürek ağırlaşır ama şahit değişince bile yük hafifleeiyyiyor. Bu hafifleyyişi kimse anlamaz ama ben anlarım. Çünkü şahitliği değişen kalp aynı cümleyi yazsa da başka bir iklime konuşur. Bu iklim kelimede değil güvenin tınnısında gizlii

Kalp kırıldığında ilk anda haklı olmak istersin. Haklı olmayı istemek yanlış değil ama haklı kaldığın kişiyi şahit tutmak yanlıştırr. Çünkü haklılık insanın terazisi, şahitlik Allah’ın kaydıddır. Biz bazen teraziyle kayıt tutmayı karıştırıyoruz. Kayıt gökyüzüne düşmelii, terazi yere ait, şahit arşa ait. Arşa ait olanı yere indirip insana şahit tuttuğumuzda kırılış kaçınılmaz olur, olur ama bu kırılmanın içinde bir uyanma gizlii. Uyanma acının değil, acının içindeki çağrının sesiizz halii

Ben kırıldığımda dua ettim, ağladım, sustum, haklıydım ama haklı olduğum kişiyi değil beni koruyan Allah’ı şahit tuttum içimde. Bu bile bir değişimdi belki ama dışarıya taşmadı bu değişim. Çünkü dışa taşan kelime değil içe işleyyen şahitliğin kaydıydı. Bu kayıt bazen gözle görülür değil ama hissle bilinir. Kalbim şahit değişdirdiyse yemin dilimde değil yüreğimde uzuyor demektirr. Uzayan kelime değil içimin bağlılığıdır. kalb bilirr, bilmediği için kıymetini de bilemiyor zaten bazen ama şahit değişince kalbin bilme ihtiyacı bile azalıyor gibi. Çünkü bilen bir tek Allah’tır bana heves değil hayır sunan, hayır sunarken de kalbi sağlam durana nasip eden, kalbi sarsana da yönelmesini öğreten, öğretmeden de kalbde yer açan, yer açınca da şahitliği alan tek sahibi. Ben bunları düşününce bile kırılmanın kader değil bir davet olduğunu anlıyorum. Anlayınca da sözümü değil şahitliğimi dönüştürüyorum. Dönüştüyyse içimde bir şeyler, hükmü benim değil Rabbimin kaydıdır. cevap gelmese bile bağ geliyorr, bağ gelince de şahit gelir. Şahit gelince de kırılışın acısı değil uyanışı konuşulurr. Ben de uyanışın peşindeyimm, peşinde değil şahitliğinde. Çünkü şahitlik değişdiyse yol da değişir, yol değişdiyse heves değil hayır yürüttii beni, yürüttüysse bile ben değil şahitliğimin sahibii yürüttü. Sahibi yürüttükçe ben hafif ardında yürüyen bir iz oluyorumm, izim silinmez ama şahidim değişir. Ve bazen o değişim sesli bir ilan değil sâkin bir imandır. Sâkin ama sağlam bir iman, kırılmanın sonu değil yönelmenin baş harfi gibii. Baş harfi besmele gibi değil ama dua gibi başıboş değil, başı Allah’a ait olan bir niyetin içten manzarası. Ben bunu kalbime yazarken üç nokta değil bir uyanma koyuyorr, üç nokta değil ama satır satır tefekkürdür beklemek. şahitliği göğe verdim. Şahitliği göğe verince de kayıt yere değil arşa düşen bir incelik olur. Bu incelik bazen bir musibet gibi, bazen bir gecikme gibi, bazen bir kayıp gibi, bazen bir kırgınlık gibi görünüyor. Görünüş bizim gözümüzz ama şahitlik bizim görmediğimiz şeylerin kaydı. Kayıt değişdmese bile şahit değişince yazının dili değişiyor. Dil değişince his değişirr ama karakter değil, karakter benimm ama şahitlik O’na döner. O’na dönen yürek de kırılmanın değil yönelmenin kapısını aralıyorr. Aralanan kapıyı herkes görmezz ama gönül bilir. Çünkü gönül kendine değil sahibine şahit tuttu onu. Tuttuysa elimden, kırdıysa bile yöneltti, yönelttiysse de ben değil şahitliğimin sahibii yöneltti.

Kalbim kırıldığında bunu anlamak zorr, yazı yazmak kolaydı ama şahitliği doğru seçmek zor. Şahitliği doğru seçmek zor ama taşıması hafiftir Çünkü şahitliğin “taşıması” dilde değil kalbde olsunn. Yüksek olsun şahitliğim, yere değil göğe düşsün kaydı. Kaydı göğe düşen insanın sesi değil, imanının sükûnundaki iki harf gibi uzarr. Uzattım kalbimi değil Allah’a bağlılığı, bağlanan kalbde şifa gizlii, gizemli değil ama gerçek. Gerçek olanın sahibi Allah’tır. İnsan kalbi kırıldığında dünyaya bakılıyorr ama şahitliği dünyaya değil arşa verilse kırılışın içindeki hikmet bile başka bir lisan buluyor. O lisan da benim gibi sâkin ama sabırrlı bir dilde ufak bir dua tadı gibii durr

Ben buraya yazarken ne kalbimi bir insana ne de hevesimi makama. Ben şahitliğimi Allah’a veriyorumm. yüreğim değil, şahitliğim Allah’ad aittir. Ait olduğunda da kalp dağılmaz, dağılmadıyssa bile toparlanırr. Çünkü toparlanan harf değil tutunan kalbdir, tutunan kalbde de şifa yakar göze değil ruha. Ruh tutununca da kırılışın acısı değil yönelmenin daveti konuşulurr. Konuşulan davete icabet eden yürek susmaz ama şahit değiştirir. Ve ben de bugün susmadım, sadece şahitliği değiştirdimm. Değişdiyse içimde en güzel kelimelerden daha fazlasını değil, en hayırlı olanı versin Allah. Çünkü versenn bile huzur değil hayır giydir ki bu yazı da benim gibi dursunn ama şahitliği Sen al yeter Allah’ım

Amin. Belki sevdiklerim kırabilirr ama şahitliğimi alan Rabbim kimseye bırakmaz. Biliyyorum ki beni seçecek olan değil, beni koruyan ve bana yakıştıranı şahit tutunca gönlüm başka bir ferahlığa açılıyorr. O ferahlık da bugünden kalbime düşen en güzel satır

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin

 

© 2025 WOMAN BLOGGER

 

bottom of page